Emzirme, Mama Takviyesi ve Süt Arttırma Çabalarım

1 year ago Sağlık/Bebek96

Tecrübeli bir ana olarak, tecrübesiz analara hazır tazeyken bilgilerimi aktarmak istedim.

Defne 3.720 ve 52 cm olarak doğdu. Yapılı bir ana babadan daha tombik bir bebek bile bekliyorduk ama 3.720 doğdu 🙂 Sonra zayıfladı, kilo aldı almadı derken, mama vs. işler karıştı. Sonra durumu nasıl toparladık anlatayım size… Süt artırılabilir, her annenin sütü bebeğine yeter!

Hastanede klasik olarak bebeler, ilk kakalarını yaptığında kilolarının yaklaşık %10 u orınunda kilo kaybederler ancak kısa sürede doğum kilolarına kavuşurlarmış. Defnenin kilosu hastanede 3.500’e düştü, sınırda olduğu söylendi. Ben emziriyordum ama şimdiki emzirme hissime göre bence boş emiyormuş. Doğumun ertesi günü kilosunu ve ölçülen sarılık değerin göze alarak mama takviyesi yapılmasını önerdiler. Şimdilik 3 kez 30’ar cc verelim bakalım dediler. Kabul ettik tabi ki. Emzirdikten yaklaşık 45 dk sonra olacak şekilde planlandı. Emzirdikten sonra gerekli vakit geçince hemşireyi çağırıyorduk. Minik bardak gibi şeylerle mama içiriyorlardı. Dilinin altına doğru dayadığında meme emer gibi agzına akan mamayı içiyordu. Sanıyorum 90’a dozu tamamlamadık yaklaşık 60 cc kadar mama verildi 2 seferde hatta çoğu üstüne dökülüyordu içirirken. Ben korktuğum için hemşireler içiriyordu. 60 cc kadar mama aldıktan sonra ertesi gün kilosunun hala 3.500 olduğu görülünce takviye vermeyelim ve yalnızca emzirmeyle devam edelim dedi çocuk doktoru. Buraya bir not düşmek istiyorum; toplumumuzda yıkmamız gereken öyle bir algı varki, mama verelim denildiği anda kendimi kötü anne olarak hissettim, mamaya devam etmeye gerek yok dendiğinde ise bir rahatlama hissettim. Bu bir anneye yapılabilecek en kötü şey. Çünkü fiziksel ve psikolojik olarak kötü güçsüz hissettiğiniz o anda toplum olarak daha da yetersiz hissettirilebiliyorsunuz.

Her neyse eve geldik, 4. günde doğum yaptığım hastanede Defnenin ve benim kontrolüm vardı. Defnenin kontrolünde kilosunun 3.400lere düştüğünü gördük. Hiç beklemiyordum. Tam da 1 gün öncesinde benim göğüslerim birden şişmiş, sızlamaya başlamıştı ve dehşet bir sırt ağrısı çekmiştim. 3. gün sütüm ancak dolmuştu göğüslerime, hatta hissettiğim ağrı o kadar çoktu ki sıcak duş, sıcak su torbası, sıcak havlu vs koyduk sırtıma göğüslerime. Sandım ki emzirdiğim sürece bu ağrı hep böyle kalacak. Neyse ki öyle olmuyormuş 🙂 Doktor kilosunu görünce mama verelim mi vermeyelim mi diye konuşurken “bebeğin acıktı rahatça emzir nasıl emzirdiğini göreyim” dedi. O sırada göğüs kalkanlarına dolan sütü gördü ve sütün daha yeni gelmiş, oldukça sarı ve yağlı görünüyor bol bol emzirmeye devam et mamaya gerek olmayacak dedi. 20.gün kontrole çağırdı. O ara dönemde sağlık sigortamızdan dolayı eve hemşireler ziyarete geliyordu, biz sağlık ocağına kontrole götürüyorduk. Psikopatça her tartı gördüğümde tartıyordum. Günde 30-40 gr alması bekleniyordu ve Defne de bu kiloyu alıyor şeklinde görünüyordu. Hemşireler telaşlandıracak bir şey söylememişti. Bu sürede tabi Defne pek uyumuyor ağlıyordu. Açlıktan mı uykusuzluktan mı halen tahmin edemiyorum ama gazı olmadığı kesindi. Gazsız bir bebekti çok şükür. 20. gün doktor kontrolüne gittiğimizde doktor daha tartmadan “Bebek pek kilo almamış, zayıf görünüyor” dedi ben çok şaşırdım. Tarttığında Defne’nin 3.700 olduğunu yani doğum kilosuna 20.günde ancak ulaştığını gördük. Normalde 4 kiloyu geçermiş bebekler ilk sütün etkisiyle. Doktor günde 60 cc mama başlayalım dedi ve tekrar dünya başıma yıkıldı. Neden? Çünkü toplum baskısı. Bunu duyanlar ne diyecekti? Ki dediler! “Aaaa mama mı veriyorsun, sütün yok mu, sütün yetmiyor mu, mama iyi değil mama verme, en iyisi anne sütü, bilmem kimin bir sütü var 3-4 yerden fışkırıyor, duvar delecek neredeyse.. ” Hahahaa. Bu süreçte hissettiklerimi ne eşim ne annem anlayamadılar, onlar mama olayının ne anlama geldiğini insanların bana ne gözle baktığını anlamıyordu. Belki haklılardı önemsizdi ama o an benim için gurur meselesiydi. Ne saçma…

Biz günde 60 cc mamaya başladık. Bazen tek öğün gibi verdik, bazen ise 30’ar cc’den 2 öğün şeklinde. Bu arada ben doktorun önerisiyle süt artırmak için Solgar’ın Brewer Yeast (Malt özü gibi birşey )takviyesine ve Bestlak ismindeki süt damlasına başladım. O tablet yerine bebek mağazalarında satılan malt içeceklerinin de aynı işlevi yapacağını ama çok tatlı kalorili olduğunu söylemişti. Ben pek içemedim o içeceklerden pekmezli su gibi tadı var, tablet daha kolay gelmişti.  İlk hafta kontrolünde Defnenin hızla kilo almaya başladığını gördük. Vay bee mama böyle mucizevi birşey mi diye sorduğumu hatırlıyorum doktora. O da sadece mama ile değil, sütün de olgunlaştığını söyleyerek moral vermişti. Derkeeen bir sonraki muayeneye kadar bol bol emzirme ve mama takviyesine devam ettik ve mama sonrası gittiğimiz ilk kontrolde Defne’nin yaklaşık 1,5 kilo aldığını gördük. Doktor o zaman mamayı keselim dedi ve bakınız ben havalara uçtum 🙂 Yine ne saçma bir durum ama sütümün ona yettiğini, sıradan bir bebek gibi yalnızca anne sütüyle besleneceğini öğrendiğimde çok mutlu oldum. Mama vererek ona kötülük ediyor gibi hissediyordum. Halbuki mama öyle bir nimetmiş ki iyi ki var…

Kullandığım süt arttırıcı takviyeleri doktorunuza danışabilirsiniz. Herhangi bir hastalığınız vs. yoksa belki size de önerebilir. Ben yalnızca yaşadıklarımı kullandıklarımı paylaşıyorum herhangi bir tavsiyede bulunmuyorum lütfen sizler de danışmadan kullanmayın. Bunun dışında yaptığım araştırmalar sonucunda bol bol emzirmeye ek olarak süt sağmanın da süt arttırıcı etkisi olduğunu öğrendim. Bazen mama verdiğim öğünlerde, bazen Defne uyurken, bazen de emzirmenin hemen sonrasında varsa kalan sütü sağdım. Bulduğum her fırsatta diyebilirim. Bebekle ilgilenirken kolay olmuyor genelde annem ilgilenirken sağdım. Başlarda manuel pompa kullanıyordum zor gelince ve süt sorunu yaşayınca elektrikli aldım. Elektrikli çok daha iyiymiş, almadıysanız elektrikliyi öneririm. Daha kuvvetli ve hızlı zahmetsizce sağabiliyorsunuz. Yapılan bu işlem şöyle bir fayda sağlıyor; bebek emdikçe beyne sinyal gidiyor süt üretimi için, bebeğin emmesi dışında siz sağdıkça beyne daha fazla sinyal gidiyor ve buna ikiz bebek etkisi deniyor. Böylece vücudun daha fazla süt üretmesi sağlanıyor. Uzunca bir süre bu şekilde devam ettim. Kilo alsın diye sağdıklarımı da biberonla içirdiğim oldu, bazen geceleri emzirmeye üşendiğimde verdim (o kadar uykusuz anlarım oluyordu ki çocuğu kucağımdan düşüreceğim diye korkuyordum- biberonla içtiğinde kolayca aktığı için daha kısa sürüyor besleme işi-), bazen dışarı çıkmam gerektiğinde annemler biberonla benim yerime içirdiler.

Yaklaşık 6. aydan bu yana süt sağmıyorum çünkü ek gıda da alıyor, kilosu da yerinde. Takviyeye hiç ihtiyacı yok artık. Ben olmadığım zamanlarda biberondan içmek yerine ek gıdalar ile tamamlıyoruz öğünlerini.

Bu yazıyı okuyan ey taze anne 🙂 Süt arttırılabilir, her annenin sütü bebeğine yeter unutma! Toplumsal baskıya boyun eğme, söylenenlere kulak asma, sana iyi gelen insanlarla yargılamayanlarla birlikte ol, gerekirse misafir kabul etme, bebeğine ve dinlenmene odaklan. Onca ağırladığım misafire üzülüyorum zaten yorgunluktan uykusuzluktan ölürken her misafir için ev toplanıyor, hazır da alsak ikramlıklar hazırlanıyordu. Ve tabiki her gelenle emiyor mu, aa mama mı veriyorsun muhabbeti yaşanıyordu. Bunlara imkan verme, bir çocuğum daha olursa bebek mevlüdüne kadar kimseyi kabul etmeyeceğim 🙂

Sütüm yok diye üzülme test edildi onaylandı “O süt buraya gelecek!”, bu konudaki sorularınız varsa instagramda “buketindefnesi” hesabından dm yoluyla bana ulaşabilirsiniz. Ana sayfada direkt instagrama yönlendiren kısım da var. Elimden ne geliyorsa yaparım;)

 

 

Sevimli Gelin