Artık Anneyim!

3 months ago Sağlık/Bebek17

Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere artık anneyim ! 🙂

Anneliğimin 10. ayındayım ve bu güzel sayfama yazmayalı yine çok uzun zaman oldu….Sebebine gelecek olursak çok tatlı bir sebep, DEFNE <3 🙂

Annelik neredeyse tüm, tüm ama tüm vaktimi alıyor ve Defne’den önce ne yapıyor-nasıl vakit geçiriyormuşum diye düşünüyorum. Yapı olarak oturup keyif yapabilen, boş durabilen biri olmadım. Eşim “Hazır müsaitsin hadi otur bi dizi izle” dediğinde bile kendimi onlarca iş yaratabilirdim. Şuan herşeye nasıl yetişiyorum bilmiyorum aslında yetişemiyorum 🙂 Ama insani ihtiyaçlarıma bile zor zaman ayırıyorum diyebilirim. Bu yazıyı yazıyor olmam ise Defneyi anneme bırakıp eşimle bi cafeye kaçmamız sayesinde oldu. Anlatacak o kadar çok şey var ki…

En son 35. haftamdan bahsetmişim. Yazıma göz gezdirdim. 17 kilo aldığımdan bahsetmişim. Hamileliği 20-21 kilo alarak tamamladım. El ayak şişlerim ödemim devam etti. Ellerim acır vaziyete gelmişti. Geceleri uyumak imkansızdı. Hareket etmek çok zor. Bir an önce doğursam da eski kıyafetlerime dönsem demişim (Dönemedi).. 81 kilo ile girdim doğuma ilk hafta 72ye düşünce bu hızla veririm sandım ama süt olsun ayağına, emzirdikçe düşen şekerim ve aniden gelen yeme isteklerimle kilo bile aldım. Şimdi tekrar bir kısmını verdim ve 72 kilolardayım. Hala vermek istiyorum. Olacak inşallah. 35.haftada çatlamadım demişim, sürdüğüm onca jele yağa rağmen son hafta inanılmaz bir kaşıntı tuttu beni. Çatlaklarla ilgili mi yoksa doğum stresinden mi emin değilim. Ama gerçek şu ki son hafta “Caaaart!” diye çatladım 🙂 Karnımın yanları ve önceki ameliyatımdan dolayı sezaryen dikiş yerinin çevresi acayip kızardı morardı. Şuan daha az belirginler. Yine de ucuz kurtulduk diyebilirim. Neyseki bu tarz izleri çok dert eden bir tip değilim. O zamanlar doğursam da kurtulsam diyordum 🙂 (Kurtulamadı)

Şimdi biraz da doğumdan bahsedeyim size..

4 Mart 2019 günü Defne aramıza katıldı. Sezaryen için 5 Mart’a gün almıştık. Hamileliğimin başından beri sezaryen olacağı belliydi keşke tarihi biz belirlemesek kendisi istediği tarihte gelse diyordum. Allah gönlüme göre verdi.5 Marta gün almıştık, aksi gibi son hazırlıklarımızın neredeyse tümünü 4’ünde yapacak şekilde planlamıştık. Hatta bir duruşmam bile vardı ve o duruşmaya gidebileceğime inanıyordum 🙂 Eşim de izin almıştı bana eşlik edecekti. Derkeeeen 4 Mart günün ilk saatlerinde tam uyumak için yatağa girdiğimde bir tuhaflık hissettim . Sanki birşey akıyor gibiydi ayağa kalkma ihtiyacı hissettim ve yataktan çıkmamla “Fooşş”. O an eşimi çağırdım ve yaşadığım korku ve heyecanı anlatamam. Durduramayacağım şekilde suyum geliyordu heyecandan titriyordum kafam allak bullak. Bi yandan doktoru, bir yandan annemleri aradık. Ben duşa girdim, hastane için hazırladığımız bavulu bile zar zor kapattık. Gün içinde kullanırız diye açıkta bıraktığımız eşyalar vardı. Son dakika bir erkek klasiği, eşim de duşa girmek istedi o telaşe arasında 🙂 Buna ilişkin birkaç hikaye duymuştum kadının suyu geldiğinde, banyoya giren tırnak kesmeye çalışan baba adayları varmış hahahah

Apar topar hastaneye gittik, ailemiz de geldi. Sabaha kadar bekleyeceğim söylendi. Hemşireler sevgili doktorcuğumla sürekli irtibat halindeydi. 03:00’e doğru girdiğimiz hastanede 8.30 gibi doğuma alındım. Arada geçen vakitte suyumun gelmesiyle kasılmalar da hafiften başladığı için NST’ye bağlandım ve kasılmalar rahatlasın diye serum vermeye başladılar. O kadarcık kasılma bile bana yetti. Bir yudum su içmeme izin verdiler hiçbir şey yedirmediler ameliyat olacağı için. Uyu dinlen çok ihtiyaç duyacaksın dediler ama o psikoloji ve heyecanla ne mümkün… Başıma geleceklerden, ne kadar uykusuz kalacağımdan haberim yok tabi 😀

08:30 gibi doğuma alındım. Önce eşimi almadılar, anesteziden sonra alınacağını söylediler. Beni hazırladılar orama burama kablolar aletler derken epidural anesteziye geçtiler. Çok tatlı bir ekip vardı ama gerilmedim desem yalan olur. Neyse ki güvendiğiniz tanıdık yüzlerin olması iyi geliyor. Anestezi uzmanı yan döndürdü beni, sırtımdaki kemikten iğne yapılacağı için . Yan döndüm ancak karnımı ezecek şekilde bacaklarımı karnıma çekmem istendi. Ben bir türlü yapamadım tabi 🙂 Hem onca zamandır koruduğum karnım sıkışıyor, bir yandan istedikleri pozisyonu alamadım iyice gerildim. Can doktorum ben hallederim dedi. Vücuduma olması gereken şekli verdi ve yanıma oturup işlem bitene kadar elimi tuttu. Anestezi tamamlandıktan sonra önce bir sıcaklık hissedeceksin dediler aynen hissettim sonra bir elektriklenme olacak dediler sırasını yanlış söylemiş olabilirim onu da hissettim. Anestezi ile birlikte belden aşağım uyuşurken bir süreliğine çarpıntım olabileceğini, midemin bulanacağını söylediler. Bebek çıkıncaya kadar ilaç veremeyiz sabret dediler. O an da kötüydü. Tansiyonum düşmüştü. Eşim de yanımda yoktu o an, ama sabrettim nefes aldım geçecek diye. Sonra bir ferahlama geldi hemşireye tansiyonum düzeldi mi dedim, evet düzeldi dedi rahatlamıştım. Sonra eşim mavi ameliyat önlüğüyle geldi yanıma, kalın kollarına takamadığı için el bileğine takmıştı BABA yazısını 🙂 Kendi babamdan sonra gördüğüm en tatlı baba <3 O geldi elimi tuttu ya… Tamamdır artık herşey kolay 🙂

İşlem başladı derken 08:47’de Defnoş geldi. 🙂 Bana gösterir göstermez ellerini bana uzatır gibi yaptı küçük kuzu. Ultrasondan tahmin ettiğimiz gibi çenesinde annesinde olduğu gibi gamzesi vardı. Çok duygulandım ağladım. Pembe pamuk gibiydi. Kilosu 3720 ydi. Şimdi kocaman bir tosbik, hatta artık bebek değil çocuk gözümde 🙂 Hatırlayınca çok güzel geliyor herşey…

Defnenin muayenesi ile birlikte onu ve eşimi çıkardılar. Zaten eşimi tembihlemiştim, Defne’ye eşlil etmesi için. Annemlere görevi devredince de gel beni al ameliyathane kapısında tek kalmıyım demiştim 🙂 Ameliyatın kalanı tek başıma tamamlandı, işlem bittiğinde hemşireler bir takım işlemler yaptılar hissetmediğim için anlamadım. Ama duvardan hafif yansıyan bacaklarımı gördüm. Her ikisi de havadaydı! Sonda vs. takıyorlardı sanırım. “Onlar benim bacaklarım mı!” diye sordum. Çok garipti bedenimden bağımsızca havadalardı 🙂

Ameliyat tamamlanınca beni uyanma odasına aldılar zaten uyanıktım da, üzerimi kalın kalın örttüler. yorganın içine fan gibi birleyle ısı verdiler. Çok titriyordum. Heyecandan sanıyordum bir an önce odaya çıkmak herkesle Defneyle bir araya gelmek istiyordum. Hemşireler heyecandan değil, anesteziden olduğunu Defneyi görünce geçeceğini söylediler. Biraz kendime gelince oradan çıkardılar. dışarda beni babam ve eşim bekliyordu… Babam beni görünce “Sen anne mi oldun şimdi? ” diyince bende film koptu… Zaten dibe vuran hormonlarım bu lafla ateşlemişti beni sanki. Sürekli ağladım ağladım ağladım. Şimdi düşününce bile gözlerim doluyor.

Odaya çıkarken yolda, odada sürekli ağladım hıçkırarak, herkes gülüyordu halime. Doktorum ” Karnındayken iyiydi, şimdi gerçek hayata hoşgeldin” dedi. Hala anlayamamıştım olayın ciddiyetini 🙂 Sanıyorum saat 10’a yaklaşıyordu. Derken Defneyi getirdiler odaya, hakikaten titremem geçmişti sanki. Onu görünce de çok ağladım. Pamuk gibiydi, yanakları pembe, muntazam gamzeli çenesi, yumuk uyur haldeki gözleri, (şimdi uyumuyor 🙂 ) dürüm gibi sarılmış haliyle kolumdaydı 🙂 Annem ” Oyuncak bebeğin” dedi. Tam yerinde bir laftı ona da çok duygulandım zaten bana o an ne deseler ağlayabilirdim. Biraz daha kendime gelmiş duruma alışmıştım, bacaklarım halen beton gibiydi. Saat 12’ye kadar birşey yiyemezsin dediler diye hatırlıyorum. Ben doğumdayken hazırlanan süslenen masaya iştahla bakıyordum bir an önce yemek istiyordum 🙂

Defne’yi ilk emzirme anım; hamileliğimde büyür diye umut ettiğim göğüslerim büyümemişti. Göğüs üçlarım, göbek çizgim inanılmaz koyulaşmıştı.Zaten esmerim ama bu kadarını beklemiyordum. Emzirme hissi garip gelmişti, onun ağzına birşey gitmediğinden sütüm olmadığından emindim. Ama o bu işi iyi bilerek doğmuştu gerçekten Allah… <3

Hastanede olduğumuz süre boyunca Defne sakindi usluydu uyuyordu ancak gece 3-4 gibi uyumadığını hatırlıyorum. Ağlıyordu şuan düşündüğümde bence karnı açtı, altına bakmak aklıma gelmiyordu hayatımda hiç alt değiştirmemiştim. Hemşireler aralıklarla bakım için alıyorlardı onlar değiştiriyordu. Uyutamıyorduk Defne’mi, dakika 1 gol 1 ben gecenin o vakti uyumayarak vücudumun çökeceğini hissetmiştim. Pes edip hemşireyi çağırdık aldılar bebek odasında rahat ediyordu bence mama veriyorlardı mis gibi uyuyordu bebekler. Nasıl uyuyor diye sorduğumuzda yataklar ısıtmalı mayışıyor diyordu ama zannetmiyorum 🙂

Defnenin hastanedeki sarılık ölçümü, beslenmesi, fazla kilo kaybı, hastanedeki mama takviyesi, eve geçişimiz sonrası kilosu, mama olayı ve süt artırma çalışmalarıma ilişkin ayrı bir post hazırlayacağım 😉

 

 

Sevimli Gelin